MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Balıkesir ili ve çevre ilçelerinde mağdurların evlerine giderek, kendilerini Sağlık Bakanlığı personeli, doktor veya sağlık görevlisi olarak tanıtan sanık ... ile haklarındaki mahkumiyet hükümleri kesinleşen diğer sanıklar ..., ... ve ...'nın sağlık müdürlüğünden veya sağlık bakanlığından ya da hastanelerden geldiklerini söyleyerek fahiş fiyatlarla kapıdan satış sözleşmesiyle medikal malzeme, zücaciye ürünleri ve mutfak gereçleri sattıkları ve bu şekilde dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda ; yerel Mahkeme'nin 26.06.2009 tarih ve 2007/152 esas, 2009/234 karar sayılı kararıyla sanık ...'un mağdurlar ... ve ...'ya yönelik eylemleri nedeniyle ayrı ayrı mahkumiyetine kararı verildiği, Dairemizin 20.11.2012 tarih ve 2011/17213 esas, 2012-44043 sayılı kararıyla mağdur ...'ye yönelik hüküm yönünden onanmasına, mağdur ...'ya yönelik eylem açısından ise “hükmün gerekçesinde delil yetersizliğinden beraat kararı verileceği belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle hüküm karıştırıldığından” bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla;
Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık ...'un mağdur ...'ya yönelik eylemi nedeniyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 01.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy