MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat (Her üç sanık hakkında)
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklardan ..... ile ....'in evli olup, diğer sanık ...'nin de ....'in erkek kardeşinin eşi olduğu, olay tarihinde sanık ...'nin hamile olması ve muayene olmak üzere doktora gitmek için de maddi imkanlarının yetersiz olması nedeniyle eltisi olan ....'ye gelip sosyal güvencesinden faydalanmak üzere nüfus cüzdanını istediği, sanık ...'nün eşi ....'i telefonla arayarak durumu anlattığı, sanık ...'in de nüfus cüzdanını verebileceğini söylemesi üzerine eltisi .....'ye kendi nüfus cüzdanını verdiği, sanık ...'nin diğer sanık ...'nün nüfus cüzdanı ile ...'nde bulunan ... Tıp Merkezine başvurarak muayene olup yazılan ilaçları da eczaneden aldığı ancak ilgili Tıp Merkezi tarafından, yapılan masrafın herhangi bir kuruma fatura edilmediğinin bildirildiği ve sanıkların bu şekilde nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işledikleri iddia olunan olayda;
1)Sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat hükmünün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin eksik araştırmaya ve sanıkların suçu işlediğinin sabit olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında verilen Beraat hükmünün incelenmesinde;
... Ceza Genel Kurulu'nun 25.03.2014 tarih ve 2013/12-74-2014/140 E-K sayılı ilamı ile istikrarlı diğer kararlarında da vurgulandığı üzere;ceza yargılanmasında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi her hangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı halinde, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanığın savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, 5271 sayılı CMK'nın 193. maddesine yanlış anlam verilerek sanığın sorgusu yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.