MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık ... müdafiinin 10.08.2012 tarihli ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün, sorgusunda beyan ettiği MERNİS adresine 05.07.2012 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, hükümden sonra vekaletname ibraz eden sanık müdafiinin yasal süresi geçtikten sonra 08.08.2012 tarihinde temyiz inceleme başvurusunda bulunduğu anlaşılmakla;
Temyiz isteminin reddine dair 10.08.2012 gün ve 2011/186 E., 2012/279 K. sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 28.12.2004 tarih ve 2004/173-228 sayılı kararında da açıklandığı üzere, dolandırıcılık suçunun bankanın maddi varlığı olan çek kullanılmak suretiyle işlendiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; eylemin TCK'nın 158/1-f maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 17.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy