MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1- Özel belgede sahtecilik suçundan düşme
2- Dolandırıclık suçundan TCK'nın 157/1, 52/2, 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
3- Resmi belgede sahtecilik suçundan 765 sayılı TCK'nın 342/1 ve 80. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanığın dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümler ile özel belgede sahtecilik suçundan verilen düşme hükmü, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında “24/11/2006” olarak yanlış gösterilen suç tarihinin “sahtecilik suçları yönünden 01/04/2005, dolandırıcılık suçu yönünden 28/02/2006” olarak mahallince düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
1- Özel belgede sahtecilik suçundan verilen düşme hükmünün incelenmesinde;
Sanığa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nın 102/4. ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık kesintili dava zamanaşımının, suç tarihi olan 01/04/2005 ile hüküm verildiği 21/03/2013 tarihleri arasında gerekleşmiş olması nedeniyle, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine ilişkin hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın ... isimli şahsın kimlik bilgilerini kullanarak Adıyaman Nüfus Müdürlüğü'ne müracaat ettiği ve 11.03.2004 tarihinde ... adına sahte nüfus cüzdanı talep belgesi düzenletip, bu belgeyi kullanarak nüfus idaresinden yeni bir nüfus cüzdanı aldığının ve bu nüfus cüzdanı ile adına telefon hattı aboneliği gerçekleştirdiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; sanığın eyleminin suç tarihi itibariyle lehe hükümler içeren 765 sayılı TCK'nın 350/1-3, 80. maddelerinde düzenlenen "hüviyet cüzdanında sahtecilik" suçunu oluşturduğu anlaşılmakla;
Sanığa yüklenen "hüviyet cüzdanında sahtecilik" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 01/04/2005 olan suç tarihinden hüküm tarihine kadar dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
3- Dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Sanığın sahte nüfus cüzdanını kullanarak telefon aboneliğini yaptığı ve bu telefonu sözleşmenin iptal edildiği 28/02/2006 tarihine kadar kullandığı anlaşılmakla, kamu kurumunun maddi varlığı olan nüfus cüzdanının araç olarak kullanılması nedeniyle eylemin TCK'nın 158/1-d maddesi kapsamında düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek basit dolandırıcılık suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 05/07/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.