MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Kamu malına zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'un olay tarihinde, şüpheliler ..., ... ve ... ile birlikte Saraykent Çocuk Parkı'ndaki bank şeklindeki sabit oturaklardan iki tanesini ısınmak amacıyla kırarak çöp kovasında yaktıkları, bu suretle kamu malına zarar verdikleri iddia edilen olayda,
1-Suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında verilen beraat kararlarına yönelik temyiz incelemesinde,
Suça sürüklenen çocukların savunmaları aksine, eyleme iştirak ettiklerine dair tanık bulunmaması ve suça sürüklenen çocukların suçu birbirleri üzerine atma yönündeki ifadeleri haricinde, mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mahkemenin suça sürüklenen çocuklar haklarında beraat kararları vermesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelenmesinde ise,
Suça sürüklenen cocuğun samimi ikrarı ,görgü ve tesbit tutanağına göre hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Kanun'un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13.maddesinin 1. fıkrası uyarınca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,.
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "Kendisini vekille temsil ettiren katılan idare lehine 990.00 TL maktu avukatlık ücretinin suça sürüklenen çocuktan alınarak katılan idareye verilmesine" fıkrası eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01/07/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.