MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1- TCK'nın 158/1-f-son, 62, 52/2 ve 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
2- TCK'nın 204/1, 62 ve 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklardan ...'nın, .... Şti'nin yetkili temsilcisi olduğu, sanık ...'nın oğlu olan diğer sanık ...'nın, şirket adına çek keşide etme yetkisi bulunmadığı halde katılandan aldıkları mal karşılığında şirketin çek hesabından 10/02/2006 keşide tarihli 5.000 TL bedelli ve 15/03/2006 keşide tarihli 10.000 TL bedelli çekleri keşide ederek verdiği, çeklerin bankaya ibrazında karşılıklarının çıkmadığı, sanıkların bu şekilde atılı suçları işledikleri iddia edilen olayda;
Söz konusu çeklerin hesap sahibi şirketin yetkili temsilcisi olan sanık ...'nın, çekleri borcu karşılığında kendisinin ve bilgisi dahilinde oğlu Serkan'ın keşide ettiğini ve katılana verdiklerini beyan etmesi, sanık ...'ın da babasının izni ve rızası dahilinde çeklerden birini imzaladığını belirtmesi, bilirkişi raporunun da sanık savunmalarını doğrulaması karşısında, ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği, şirketin temsilcisi olan sanık ...'nın rıza gösterdiği durumlarda oğlu olan sanık ...'ın da çek keşide edebileceği, suça konu çekler üzerinde sahtecilik iddiası bulunmadığı gibi, yapılan takiplere sanıkların itiraz ettiğine dair bir iddia ve delil de olmadığı, sanıkların katılana olan borçlarını her aşamada kabul ettikleri ve katılanın şikayetinin çeklerin karşılıksız çıkmasına ilişkin olduğu anlaşılmakla, sanıkların üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatlarına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 31/05/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy