MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık (değişen suç vasfına göre güveni kötüye kullanma)
HÜKÜM: TCK’nın 155/1, 52/2, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet (iki kez)
Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
..... ilinin .... ilçesinde 15/07/2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında katılan ...'in kızı ve katılan ...'ın oğlunun vefat etmesi sonrası sanığın her iki katılanın da evlerine giderek mali sorumluluk sigortası işlemlerinin takip edeceği konusunda her iki katılandan da vekaletname aldığı, her iki katılandan da banka hesap numaralarını istediği, sanığın, sigorta firmasından aldığı paranın kendi hesabına yatmasını sağladığı, böylece sanığın, vekaletname ile aldığı paraları uhdesinde tutmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığın, katılanlardan aldığı vekaletnamelere istinaden ilgili sigorta şirketlerinden çektiği paraları katılanlara iade etmeyerek katılanların parasını idare etme yetkisini kötüye kullandığının anlaşılması karşısında, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 155/2 maddesinde öngörülen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülmek suretiyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurularak eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükümlerin BOZULMASINA, 27/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy