Mala Zarar Verme suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a, 62, 50/1-a, 52 maddeleri gereğince 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17/04/2012 tarihli ve 2011/88 esas, 2012/95 sayılı karara yönelik sanığın vaki temyiz istemi üzerine onama talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2013 gün ve 2012/161669 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş, Dairemizin 19.11.2014 gün ve 2013/28777 Esas 2014/19286 sayılı kararıyla hükmün Onamasına karar verilmiştir.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 Sayılı CMK.nın 308.maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine Dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
Dairemizin 19.11.2014 gün ve 2013/28777 Esas 2014/19286 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, olay günü gazinoda alkol aldıktan sonra belediyeye ait boş binanın camını kırdığının anlaşıldığı olayda, eyleminin kamu malına zarar verme suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.200 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kurum yerine vekiline verilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılması gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, "Katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ve 21/12/2011 tarih ve 28149 sayılı RG de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.200 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kurum vekiline verilmesine" ibaresinden "vekiline" ibaresinin çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.12.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy