Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şüpheliler ... ve ... haklarında, yapılan soruşturma evresi sonucunda... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25/02/2014 tarihli ve 2014/10758 soruşturma, 2014/19355 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin .. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/05/2014 tarihli ve 2014/875 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek.. Bakanlığınca verilen 02.12.2014 gün ve 2014-21750/72437 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.12.2014 gün ve 2014/395109 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, şüphelilere belirli bir şekilde kullanılmak üzere zilyetliği devredilmiş herhangi bir para veya mal söz konusu olmadığı gibi hileli yollarla aldatma sonucu elde edilmiş bir menfaat veya zararında söz konusu olmadığı, olayın şüphelinin basiretsiz davranması sonucu gerçekleştiği, bu durumda hukuki mesele olduğu ve özel belgede sahtecilik suçu açısında da dosyada sipariş formunun fotokopisinin olduğu, fotokopi belgenin aldatıcılık ve ikna özelliği olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini hiç yerine getirmediği (sipariş formunun bulunması için herhangi bir işlem yapılmadığı), ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden;... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26/05/2014 tarih ve 2014/875 D. İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 26/01/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.