MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatlarına ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklardan ... ve ...'un ... İnş. Ltd. Şti'nin hissedarları oldukları, sanık ...'in ise daha önce aynı şirketin ortağı olup, daha sonra şirket hisselerini sanık ...'a devrettiği ve şirkette hissesi kalmadığı gibi, şirketi temsile yetkisinin de bulunmadığı, sanık ...'nin şirket ortağı olmayıp şirketi temsile yetkisi bulunmadığı halde, diğer sanıklar ile birlikte hareket ederek şirket adına katılana ait şirketten değişik tarihlerde toplam 940,04 TL'lik mal aldığı, alışveriş sonucu doğan borca mukabil de 07/01/2010 tanzim, 04/02/2010 vade tarihli 940,04 TL bedelli senedi şirket yetkilisi olarak müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla düzenleyip imzalayarak katılana verdiği, senedin vadesinde ödenmemesi üzerine katılan tarafından takibe konulduğu, sanık ...'nin borcun ... şirketinin borcu olduğunu, diğer sanıkların da ...'nin şirket ortağı olmayıp şirketi temsile yetkisi bulunmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açıp borçtan kurtulmaya çalıştıkları, sanıkların bu şekilde atılı suçu işledikleri iddia edilen olayda;
Sanıkların savunmalarında, katılan şirketle alışveriş yapmadıklarına ya da borcun bulunmadığına ilişkin bir iddia ya da inkarlarının olmadığı, söz konusu senetle ilgili yapılan takibe de itiraz etmedikleri, sanık ...'nin şirketi temsil yetkisi bulunmadığı, ancak şirket ortağı ve temsilcileri olan diğer sanıkların bilgisi ve rızası dahilinde şirket adına işlem yaptığı, dava konusu senedin hukuken geçerli olduğu ve takip yapılarak bedelinin tahsil edildiği, sanıkların suç işleme kastıyla hareket ettiklerine dair yeterli delil bulunmadığı ve atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla; sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA, 05/07/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.