MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik, tehdit, hakaret, kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi, suç delillerini yok etme
HÜKÜM : Sanık ... hakkında; a-TCK'nın 157/1,52/2, 53/1-3 maddeleri gereğince mahkumiyet (4 kez)
b-TCK'nın 207/1, 53/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
c-TCK'nın 106/1,43, 53/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
d-TCK'nın 125/1-, 43. maddeleri gereğince mahkumiyet
e- Kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi suçundan; beraat
Sanıklar ..., ..., ..., ...'un katılan ...'ya yönelik eylemlerinden dolayı; ayrı ayrı beraat
Sanıklar ..., ..., ..., ...'nun katılan...'ya yönelik eylemlerinden dolayı; ayrı ayrı beraat
Sanıklar ..., ... ve ... haklarında, ...' a yönelik tehdit eylemlerinden ve suç delillerini yok etme suçlarından ayrı ayrı beraat
Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik, hakaret, tehdit suçlarından sanık ...'ın mahkumiyetine, kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi suçundan beraatine, sanıklar ..., ..., ..., ..., ...'nun dolandırıcılık suçlarından beraatlerine, sanıklar ..., ... ve ...'ın tehdit ve suç delillerinin gizlenmesi suçlarından beraatlerine ilişkin hükümler, katılanlar ..., ..., ... ve ... vekilleri ile sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran, katılanlar ... ve ... vekili tarafından yapılan duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken CMUK'un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
1-Sanık ... hakkında; Kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi suçundan verilen beraat, hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükümleri ile sanıklar ..., ... ve ... haklarında mağdur ...'a yönelik tehdit ve suç delillerini yok etme suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ... hakkındaki kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi suçundan kurulan hükme dair temyiz talebinde bulunan katılanlar vekillerinin yüklenen suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği anlaşılmakla,davaya katılmalarına karar verilmesinin hukuki değerden yoksun olduğu, yersiz verilmiş katılma kararının da hükmü temyiz etme hakkı vermeyeceği anlaşılmakla,
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'a yönelik tehdit ve dolandırıcılık suçlarından verilen hükümlere dair temyiz talebinde bulunan katılanlar ... ve ... vekillerinin suçtan doğrudan zarar görmemeleri nedeniyle kamu davasına katılma ve hükmü temyiz haklarının bulunmadığı anlaşılmakla,
Sanık ... hakkındaki hakaret suçundan verilen hükme ilişkin olarak ise; Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre karar tarihi itibariyle; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'a, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında,
Hükmü temyiz hakkı bulunmayan katılanlar vekillerinin ve sanık ... müdafinin vaki temyiz istemlerinin 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE,
2- Sanık ... hakkında sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet, sanıklar ..., ... ve ... haklarından dolandırıcılık suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ...'ın hacizli daire ve dükkanları icra müdürlüğünden piyasa fiyatının altından alabileceğini beyan ederek katılan ...'ten 219.500 TL almasına rağmen daire ve dükkan tapusunu veremediği, katılan tarafından başka amaçla imzalanmış belgenin metin kısmı ile imza arasındaki boşluktan yararlanarak, aslında var olmayan 'ibraname' tanzim edip bunu hakkında yapılan icra takibi sırasında dosyaya sunması şeklinde gerçekleşen olayda, mahkemenin kabul ve uygulamasında,
Sanık ... tarafından katılanlar ... ve...'nın hacizli daire ve dükkanları icra müdürlüğünden piyasa fiyatının altından alabileceğini beyan ederek dolandırılması olayında, sanıklar ... ve ...'in suça iştirak ettiklerinin sabit olmaması gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde,bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanlar vekillerinin sanıklar ..., ... ve ...'nun atılı dolandırıcılık suçlarına iştirak etmeleri nedeniyle mahkum olmaları gerektiğine, sanık ...müdafiinin sahtecilik suçunun sübut bulmadığına yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükümlerin ONANMASINA,
3- Sanık ... hakkında katılanlar ... ve mağdur ...'a yönelik dolandırıcılık, katılan ...'a yönelik tehdit eylemlerinden verilen mahkumiyet hükümleri ile sanık ... 'in katılanlar...ve ...'ya, sanık ...'un katılan ...'e yönelik dolandırıcılık eylemlerinden verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ... 'in katılanlar...ve ...ile dostluk ilişkisi içerisinde olup, torunu olan sanık ...'ı hakim olarak tanıttığı, icra müdürlüğü tarafından satılan hacizli gayrimenkullerin sanık ... tarafından piyasa fiyatının altında alınabileceğini beyan ederek katılanların sanık ...'a güvenmesine sebep olduğu, diğer sanık ...'ın ise katılan ...'in evine sanık ... ile birlikte görüşmeye gidip kendisini İcra Şefi olarak tanıttığı, sanık ...'ın oluşan bu güven havasından sonra her iki katılandan gayrimenkul almak üzere değişik miktarlarda para alıp, gayrimenkulleri teslim etmedikleri gibi parayı da iade etmemesi şeklinde gerçekleşen olayda;
Sanık ... 'in katılanlar...ve ...ya karşı işlenen suça, sanık ...'ın ise katılan ...'in dolandırılması eylemine iştirak ettiği gözetilmeksizin atılı suçlardan mahkumiyetleri yerine, yazılı şekilde beraatlerine, karar verilmesi,
Sanık ... hakkında dolandırıcılık ve tehdit suçlarından hükümler kurulduktan sonra,02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesiyle 5271 sayılı CMK’nın 253/1. ve 254 maddelerinde yapılan değişikliğe göre, TCK’nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun ve TCK'nın 106/1 maddesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alınması karşısında; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilleri ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy