MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan; Ayrı ayrı TCK'nın 204/1, 43/1, 62, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraat
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan düşme
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat
Sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükümleri ile sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmü katılan vekili ve sanıklar müdafiileri, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat hükümleri, sanıklar ..., ..., ..., ...,hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen düşme hükümleri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçunan verilen beraat hükümleri katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ... ve ...'in ... Paz. Ltd. Şti.nin suç tarihlerindeki ortakları oldukları; sanık ...'in bu şirkette yetkili olduğu, sanık ...'ın muhasebecilik yaptığı, sanık ...'ın ise yanında çalıştığı, adı geçen şirketin 2001 yılında faaliyetinin sona ermesine rağmen suç tarihlerini kapsayan dönemde sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'nın sanıklar ... ve ... tarafından sahte işe giriş bildirgeleri düzenlenerek bu işyerinde çalışıyor olarak gösterildiği, sanıkların bu eylemlerinden dolayı SGK'nın zararının bulunduğu, bu suretle sanıklar ..., ..., ... ve ...'in kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını, sanıklar ... ve ...'ın resmi belgede sahtecilik suçunu, sanıklar ..., ..., ..., ..., ...,'nın ise kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia olunduğu olayda;
1- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıkların üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i nazara alınarak, sigortalılığın sona erdiği 2002, 2003, 2004, Mayıs 2005 olan suç tarihlerinden hüküm tarihine kadar 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık kesintili dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2- Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat hükümlerine ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen düşme hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Tüm dosya kapsamından sanıklar ..., ..., ..., ...'in atılı suçları işledikleri ve suç kasıtlarının bulunduğuna dair mahkumiyetlerine yeterli delil elde edilemediği gerekçesine dayanan mahkemenin beraat hükümleri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında açılan kamu davalarının suç tarihleri itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4, 104/2 maddeleri gereğince dava zamanaşamına uğraması nedeniyle verilen düşme hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddi ile hükümlerin ONANMASINA,
3-Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Suça konu iş yerinin gerçek bir iş yeri olması, sanığın kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen işyerini ve işe giriş bildirgelerini denetleme yetkisinin her zaman bulunması, sanığın sigorta primlerini katılan kuruma yatırmış olması halinde, 5510 sayılı Kanunun 89.maddesince primlerin irat kaydedileceği, aynı kanunun 96. maddesince de yapılan sağlık harcamalarının da geri alınacağının düzenlenmiş olması karşısında, sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurları oluşmaması sebebiyle verilen beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin ve sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Kanun'un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13.maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili kısmına "sanık kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 2.640 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine" fıkrasının eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4-Sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanıkların sahte işe giriş bildirgeleri düzenlemek suretiyle atılı suçu işledikleri tüm dosya kapsamından anlaşıldığından mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin ve sanıklar müdafiilerin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak ;
Sigortalı olarak gösterilen 21 kişiden ... dışındaki kişilerin işe giriş bildirge tarihleri dikkate alındığında suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve sanıkların lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen 12 yıllık kesintili dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; sanıklara atılı suçun sadece ... için düzenlenen işe giriş bildirgesi sebebiyle oluşması karşısında, sanıkların tek bir eylemden cezalandırılması gerekirken TCK'nın 43. maddesi uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy