Yakarak mala zarar verme ve genel güvenliği kasten tehlikeye düşürme suçlarından sanık ... ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 152/2-a, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ve aynı Kanun'un 170/1-a, 62. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezalarının aynı Kanun’un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/07/2012 tarihli ve 2012/914 esas, 2012/1112 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 28/01/2014 gün ve 2014/2300/6848 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/02/2014 gün ve 2014/41697 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
İddianame içeriğine ve mahkemenin kabulüne göre sanığın eyleminin, ...'e ait evi yakmak suretiyle mala zarar vermek olduğunun anlaşılması karşısında eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/2-a maddesi kapsamında kaldığı, zira aynı Kanun’un fikri içtima hükümlerini düzenleyen 44. maddesi uyarınca bir fiil ile birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet veren kişinin, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılacağının hüküm altına alındığı gözetilmeden, yazılı şekilde iki ayrı suçtan hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 29.12.2011 tarih ve 2011/Bşk-42-42 Esas-Karar sayılı kararında belirlendiği gibi 2797 sayılı Yargıtay Kanunun 14. maddesinin 3.fıkrasının (a) bendinde; “Daireler arasında iş bölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir,” (b) bendinde de;
“Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir” hükmüne yer verilmiştir.
Çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır, hükmünü amirdir.
İncelenen dosya içeriğine göre; sanık hakkında genel güvenliği tehlikeye düşürme suçundan dava açılmış olup, mala zarar verme suçundan TCK'nın 151/1. maddesi ile 170/1-a maddesinden hüküm kurulmasına, 151/1. maddesinde 4 aydan 3 yıla kadar, 170/1-a maddesinde ise 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasının öngörüldüğü gözetildiğinde;
İddianamedeki sevk maddelerine, karara ve nitelendirmeye göre, Yargıtay Kanununun Değişik 14. maddesi gereğince temyiz incelemesi Yüksek (8.) Ceza Dairesinin görevi dahilinde olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 17/03/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.