MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, sahtecilik
Tebligat Kanununun 11.maddesi uyarınca vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiğinden, gerekçeli kararın 12.10.2009 tarihinde katılan asile yapılması geçersiz olduğundan vekilinin öğrenme üzerine vaki 09.11.2009 tarihli temyiz istemi süresinde olduğundan tebliğnamedeki red düşüncesine iştirak olunmayarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine, sahtecilik suçundan ise eyleminin TCK'nun 268/1. maddesi kapsamında değerlendirilerek mahkumiyetine ilişkin hükümler katılan vekili ve sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın kardeşi .....'ın nüfus cüzdanını kullanarak katılan .....'a müracaat edip ödemeyi düşünmediği halde kredi sözleşmesini imzalayıp kredi çekmek suretiyle katılan bankayı dolandırdığı iddia edildiğinden eyleminin sahtecilik suçu ile birlikte 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d-j maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy