MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, hırsızlık
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için ise; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Katılanın, ... ilinde Sistem Ortopedik isimli iş yeri olduğu, ..'da da bir şube açmak düşüncesi ile sanıklardan ... ile anlaştığı, sanık ..'ın da bu işi diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte yapmak için anlaştığı ve birlikte ...1392. Sokak ... Apt. 7/1 adresini işyeri olarak kiraladıkları, bu arada işin nasıl yürütüldüğünü öğrenmek için önce ...'ın..'ya gidip 15 gün orada kaldığı, daha sonra da sanık ..'i...'ya çağırıp orada işi öğretmeye çalıştıkları, ayrıca katılanın ..'ya....'da çalışan tecrübeli elemanlarından gönderdiği, bu süreç içerisinde hem depolamak hemde pazarlaması yapılmak üzere katılan tarafından sanıkların kiraladığı yere 120.000 TL değerinde malzeme gönderildiği, kiralanan işyerine ait üç ayrı anahtar yaptırıldığı, anahtarların birisinin ...'da, bir diğerinin sanık ...'da, sonuncusunun ise zaman zaman Konya'dan gelen tecrübeli elemanda bulunduğu, yine iş yerine hergün gidilmediği için ...'daki anahtarın iş yeri yakın olan ...'da zaman zaman durduğu, işyerinin elektrikleri de kesildiğinden sanıkların sürekli iş yerinin başında durmadıkları, sanık ...'un, önceden tanıdığı ve arkadaşı olan ...'e olaydan önce işten çıkarılması ve evinde de ailevi sorunları bulunması nedeniyle büroda kalabileceğini söyleyerek iş yerinin anahtarını sanık
...'ya verdiği, sanık ...'nın soruşturma aşamasındaki beyanına göre bir gece, duruşmadaki beyanına göre ise üç gece burada kaldığı, anahtarı bizzat sanık ...'e teslim etmeden masanın üstüne bırakıp iş yerinden ayrıldığını mesaj çekerek gittiği, olay günü de bir dükkan komşusunun dükkan kapısının açık olduğunu görüp katılan ve sanıklara haber vermesi üzerine polisle birlikte iş yerine gittiklerinde büro malzemeleri ve katılan tarafından gönderilen 120.000 TL civarındaki tıbbi malzemelerin çalındığının tespit edildiği, ancak; polis tespitine göre kapı veya bir pencerinin zorlanmak süretiyle açılmadığı, bizzat kendi anahtarı veya uydurulan bir anahtar ile kapının açıldığının anlaşıldığı, bu şekilde sanıkların iştirak halinde atılı suçu işledikleri iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda;
1- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Sanıkların, katılan ile iş yapmak üzere kiraladıkları işyerinden tıbbi malzemelerin çalınması ile ilgilerinin olmadığına, söz konusu işyeri için kendilerinin de harcama yaptıklarına ilişkin beyanlarının aksine, atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Sanık ...'nın tüm aşamalarda suçlamayı reddetmesi, dosya içeriğinde sanığın hırsızlık olayını gerçekleştirdiği iddiasını doğrulayan parmak izi ve benzeri somut bir delil bulunmaması ve sanığın atılı suçu işlediğini gösteren, mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi karşısında; sanığın atılı suçtan beraatına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sadece aynı fiilin şüphelisi olan diğer sanıkların ifadelerine dayanılarak, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/01/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy