Dolandırıcılık suçundan sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1, 62/1. ve 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 200,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, verilen hapis cezasının aynı Kanun’un 50/1-b maddesi gereğince, mağdurun uğradığı 500,00 Türk lirası zararın aynen iade veya tazmin suretiyle giderilmesi seçenek tedbirine çevrilmesine dair Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/07/2012 tarihli ve 2011/461 esas, 2012/738 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 11/10/2013 gün ve 2013/15617/63297 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/11/2013 gün ve 2013/345106 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1- 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesindeki, “Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs ve karşılıksız yararlanma suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca etkin pişmanlığın, cezadan indirim nedeni olduğu, kanuni bir indirim sebebinin aynı zamanda hapis cezasının infaz edilmiş sayılmasını gerektirecek şekilde koşul olarak belirlenmesinin mümkün bulunmadığı, aksine uygulamanın soruşturma sırasında zararı tamamen ve rızaen tazmin eden sanık aleyhine sonuç doğuracağının gözetilmemesinde,
2- Mahkemece “...asgari hadden uzaklaşılarak cezalandırmayı gerektiren neden bulunmadığından asgari hadden ceza tayini ile” denilerek hapis cezası alt sınırdan tayin edilmesine rağmen ayrıca gerekçe gösterilmeden adli para cezasının alt sınırın üzerinde tayin edilmek suretiyle çelişkiye düşülmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dolandırıcılık suçundan sanık ...'in TCK'nın 157/1, 62, 52/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına kısa süreli hapis cezasının aynı kanunun 50/1-b maddesi gereğince mağdurun uğradığı 500 TL zararın aynen iade ve tazmin suretiyle giderilmesi seçenek yaptırımına çevrilmesine dair Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2012 tarih ve 2011/461 esas, 2012/738 karar sayı mahkûmiyetine dair kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2013 tarih ve 2013/345106 sayılı tebliğnamesiyle kanun yararına bozulması istemi üzerine, Dairemizin 02.12.2013 tarih ve 2013/30127 esas, 2013/18785 karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiş olup,
Yargıtay C. Başsavcılığınca 28.02.2014 tarih ve 2014/5096 sayılı itirazname ile bozma içeriğine göre dairece karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu düşüncesiyle itiraz yoluna gidilmiştir.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine incelenerek gereği düşünüldü.
1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen maddi hatanın düzeltilmesine ilişkin düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
Dairemizin 02.12.2013 tarih ve 2013/30127 esas, 2013/18785 karar sayılı ilamının hüküm kısmında yer alan “10 ay 10 gün süreyle internet cafeye gitmekten yasaklanmasına” cümlesi içindeki “10 gün” ibaresinin maddi hata sonucu yazıldığı anlaşılmakla, 5560 sayılı Kanunun 29. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrası gereğince düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, ilamın hüküm kısmındaki “10 gün” ibaresinin çıkartılmasına, hükümdeki diğer hususların aynen bırakılmasına, 07.04.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.