MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK'nın 155/2, 62, 52/2-3-4, 53, 51/1-3-6-7 maddeleri gereğince mahkumiyet
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi gereğince adli para cezaları ertelenemeyeceği halde sanığa verilen cezaların ertelenmesi denilmek suretiyle adli para cezasının ertelenmesine karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın savunmasında, katılanlarla yaptıkları ücret sözleşmesine göre, Ağır ceza mahkemesinde müşteki sıfatıyla katıldıkları dosyada 5.000 TL vekalet ücreti alacağı olduğunu, dava devam ederken katılanlar adına açtığı maddi ve manevi tazminat davasında katılanların rıza ve talepleri doğrultusunda, karşı taraf ile 25.000 TL manevi tazminat üzerinden anlaştığını, aldığı 25.000 TL'den 5000 TL vekalet ücreti, katılanlara daha önce verdiğini iddia ettiği 6.255 TL ve manevi tazminatın %25'i olan 5.000 TL'yi hesaplayarak 16.255 TL'yi ve kalan 8.745 TL'yi ise devam etmekte olan ve kazanılıp kazanılmayacağı belli olmayan maddi tazminat davasını kazanacağını düşünerek uhdesinde tuttuğunu ikrar etmesi karşısında, bilirkişi incelemesi yaptırılmaması ve TCK'nın 168/2 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması nedenlerinden dolayı bozma isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Katılanlar ... ve ...'in avukat olan sanığı, katılan ...’un babasının öldürülmesinden dolayı ....Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve sanıkları.... ve ... olan davada genel vekaletname ile vekil olarak tayin ettikleri, dava devam ederken katılanların talebi üzerine sanık tarafından ..., ... ve ... aleyhine Araç Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 50.000 TL maddi 30.000 TL manevi tazminat talepli dava açıldığı, sanığın 2006/138 Esas sayılı dosya üzerinden yürütülen davada katılanların hiçbir bilgi ve talimatları olmaksızın davalılar ile haricen anlaşarak aleyhlerine ve zararlarına olarak manevi tazminat talebinden feragat ettiği, manevi tazminat talep miktarı olarak 25.000 TL'yi davalılardan tahsil edip uhdesinde tuttuğunun iddia edildiği olayda, sanığın atılı suçu işlediğinin kabulü ile verilen mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, "5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy