MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihi, sanıkların tahsil ettikleri primleri katılan şirkete intikal ettirmediklerinin ve borçlarının olduğunun tespit edildiği 16.9.2005 olduğu halde gerekçeli karar başlığında 4.11.2002 yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilip, tebliğnamedeki zamanaşımı nedeniyle düşme isteyen görüşe iştirak edilmeyerek yapılan temyiz incelemesinde ;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir
Katılan ...nin acentesi olarak faaliyet gösteren sanıkların, katılan şirket adı ve hesabına müşterilerden tahsil ettikleri primleri acente sözleşmesine aykırı olarak belirtilen süre içinde şirkete ödemeyip, kendi menfaatlerine sarf ederek atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, katılan ifadesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak
oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
2-5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında 5237 sayılı aynı Kanunun 53/1 maddesi maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “12 gün”,”10 gün” ve “ 200 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine,sırasıyla “ 5 gün “, “ 4 gün” ve “ 80 TL “ adli para cezası ibarelerinin eklenmesi ve hüküm fıkrasından “”TCK 53.madde gereğince sanıklar hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine” ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,10.4.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy