MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1-Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan; TCK’nın 155/2, 168/1, 50/1-a, 52/1-2 maddeleri uyarınca mahkumiyet
2-Özel belgede sahtecilik suçundan; TCK’nın 207/1, 50/1-a maddeleri uyarınca mahkumiyet
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarından, sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Müşteki şirkette, veri giriş hizmet alımı işi kapsamında satın alma birimde görev yapan sanığın, şirket harcamaları için çektiği 3.500 TL avansın 2.690 TL'lik kısmı ve yine 4.500 TL avansın 4.000 TL'lik kısmı ile herhangi bir mal veya hizmet alınmadığı halde alınmış gibi gerçeğe aykırı fatura düzenleyerek uhdesinde para bulundurduğu ayrıca şirket genel müdürlüğü makamında kullanılmak üzere sipariş edilen 1 kg çikolatayı satın aldığı ancak alınan çikolata bedeli olarak düzenlenen 32.94 TL'lik fatura üzerinde oynama yaparak fatura bedelini 680,49 TL olarak değiştirmek suretiyle atılı suçları işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın, avans çekme ve kapatma işlemlerinin personel müdürünün onayı ve yazılı talimatı ile olduğunu, yanlışlıkla düzenlediği faturaların arkasına bu durumu belirttiğini yine alınan çikolataya ilişkin faturayı kaybettiğini yeniden düzenlemek isterken yanlışlık yapıldığını bu faturanın arkasına da gerekli notu alarak durumu bildirdiğini savunması, müşteki şirket adına hizmet yada mal alımı olmamasına rağmen gerçeğe aykırı fatura düzenlenmek suretiyle haksız menfaat elde edilmesine ilişkin olarak müşteki şirket kayıtlarında herhangi bir inceleme yapılmadığının anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılması açısından, müşteki şirketin ilgili defter ve kayıtları ile herhangi bir mal yada hizmet alımı olmamasına rağmen gerçeğe aykırı olarak düzenlendiği iddia olunan suça konu faturaların celp edilerek, harcanan paranın nereye ne şekilde harcandığının belirlenmesi, yapılan harcamalarda herhangi bir usulsüzlük bulunup bulunmadığı, sanığın uhdesinde para olup olmadığı hususunda denetime elverişli bilirkişi raporu alınması ayrıca gerektiğinde sanığın, adına fatura kestiği gerçek kişi ve şirketlerin temsilcilerinin bu fatura kapsamına ilişkin olarak tanık sıfatı ile dinlenilerek, bu faturaların içeriğine ilişkin hizmet verip vermediklerinin tesbiti ile yine müşteki şirkete çikolata alımına ilişkin olarak suça konu ve sahte olduğu iddia olunan faturanın mahkemece gözlemlenip aldatma yeteneğini taşıyıp taşımadığının tutanaklara yansıtılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeyerek eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-Sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanması yönündeki talebi karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi ile 52/4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
2- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hüküm ile ilgili olarak; 5237 Sayılı Türk Ceza Yasasında cezaların içtimaına ilişkin bir hüküm bulunmayıp 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı hakkında Kanun’un 99. maddesindeki, hükmolunan her bir cezanın diğerinden bağımsız olup varlıklarını ayrı ayrı koruyacaklarına dair hükme aykırı olarak sanığa tayin olunan cezaların içtimaına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesine istinaden halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 17.11.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy