MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK.nın 157/1, 168/2, 50,52,63 maddeleri gereğince ayrı ayrı mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların iş birliği yaparak daha önce sanık ...'e sattıkları ancak bedelini tahsil edemedikleri aracı ele geçirmek için mağdur ...'ü notere götürüp vekaletini ve aracın ruhsatını almak suretiyle hileli hareketlerde bulunarak dolandırıcılık suçunun sabit olduğu gerekçesine dayanan kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Belirlenen sonuç tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle adli para cezasının hesaplanması sırasında, uygulanan kanun maddesinin hüküm fıkrasında açıkça gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Kanuna aykırı olup, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki adli para cezasının hesaplanmasına ilişkin bölüme “5237 sayılı TCK’nın 52/2 maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy