MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 157/1, 62, 52, 53, 58 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın suç tarihinde müştekinin iş yerine gelerek elinde bulunan hafıza kartını gösterip müştekiden kullanıp geri vermek için telefonunu istediği, müştekininde daha önceden tanımadığı, ismini dahi bilmediği sanığa .... IMEI nolu ... marka cep telefonunu verdiği, sanığın telefonu aldıktan sonra ortadan kaybolduğu şeklinde iddia olunan olayla ilgili olarak; zilyetliğin devrinin söz konusu olmaması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12/06/2012 tarih ve 2011/15-440 Esas ve 2012/229 Karar sayılı kararı gereğince; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 141 maddesinde öngörülen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın CMUK 326/son maddesince kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 07.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy