MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; şikayetçilerin evli oldukları, şikayetçi ... ...'ın işyerinde muhasebeci olarak çalıştığı, ... ile sanık ... arasında işyerinde sorun bulunduğu, ... işyerine gitmek istemediği, ... çağırması üzerine ... işyerine gittiğinde alacağını istediği, ... sonra vereceğini söylemesi üzerine ... işyerinden ayrıldığı, dışarda bekleyen eşi ... yanına gittiği, ... paranın verilmemesine sinirlenerek ... işyerine gittiği ve sana yakıştı mı demesi sonucu ...’ın ...an'ın üzerine yürüdüğü, ... oradan kaçarak arabasına bindiği, sanık ... de gelerek şikayetçi ... aracının şoför tarafında bulunan ön sağ camına vurmak suretiyle aracın camını kırdığı bu suretle mala zarar verme suçunu işlediği anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK'nın 53/4. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık için, aynı kanunun 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy