MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 157/1, 52/2-4, 53/1.maddeleri ile mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 18.01.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Karşı Düşünce;
Sanık ... hakkında, mağdur ...’ı işe yerleştireceğinden bahisle dolandırmak suçundan 5237 sayılı TCK.nun 158/2. maddesinden cezalandırılması gerekçesiyle bozulması yerine, sanığın eyleminin 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddelerigereğince uzlaştırma işlemleri için bozulmasına karar verilmesi yerinde değildir. Şöyle ki;
Mağdur Mahkemedeki beyanında, ... Parkında sanığın yanında getirdiği kişiyi ...de şef olarak tanıştırması nedeniyle işe gireceğine dair inancını kuvvetlendirdiğini söylemiştir.
Dosya kapsamı ve anlatımlardan, sanık ...’in karşılaştığı mağdur ...’e, ... Devlet Hastanesinde çalıştığını, ..’nda tanıdığı olması nedeniyle burada işe yerleştirebileceğini söylediği, mağdura telefon etmesi üzerine birkaç gün sonra ... Parkı’nda buluştuklarında yanında getirdiği kişiyi ...de şef olarak tanıştırıp TCDD’ye santral memuru olarak işe girdireceğini söyleyip çeşitli bahanelerle mağdurdan toplam 1.250,00 TL para alarak maddi menfaat sağladığı, mağdurun beyanından da anlaşılacağı üzere sanığın şef olarak tanıştırdığı kişi nedeniyle işe gireceği inancını kuvvetlendirdiğinin de anlaşılması karşısında sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 158/2. madde ve fıkrasında düzenlenen “Kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, …” dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gerekçesiyle CMUK.nun 326/son maddesi gözetilerek vasıf yönünden bozulması yerine, yazılı şekilde bozulması yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 18.01.2017
Full & Egal Universal Law Academy