MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : 1- Sanık ... hakkında beraat
2- Sanıklar ... ve ... hakkında TCK'nın 156/1, 62, 52/2 ve 51/1-3-7-8. maddeleri gereğince mahkumiyet
Bedelsiz senedi kullanma suçundan sanıklar ... ve ...'ın mahkumiyetlerine ilişkin hükümler katılan vekili ve sanıklar tarafından; sanık ...'ın beraatına ilişkin hüküm ise katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık ... hakkında verilen beraat hükmünün incelenmesinde;
Katılan ...'ın, sanık ... ve onun oğlu olan ...'dan satın aldığı ay çekirdeği karşılığında borçlusu ..., alacaklısı ..., düzenleme tarihi 20/09/2010, ödeme tarihi 15/02/2011 olan 4.300 TL bedelli senedi verdiği, katılanın senet bedelini sanık ... adına internet şubesi aracılığıyla ödediği halde, sanık ...'ın bu senedi diğer sanık ...'a borcuna karşılık ciro ederek verdiği ve sanık ...'ın da senedi Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün 2011/2815 Esas sayılı dosyasında takibe koyduğu,bu şekilde bedelsiz olduğunu bildiği senedi takibe koymak suretiyle atılı suçu işlediği iddia edilen olayda;
Sanık ...'ın, suça konu senedi bedelsiz kaldığını bilerek ciro yoluyla devraldığına ilişkin mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin atılı suçun sübut bulduğuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Sanıklar ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen bedelsiz senedi kullanma suçu nedeniyle açılan kamu davası üzerine verilen hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddelerinde düzenleme yapıldığı gözetilerek, yeni düzenlemeye göre uzlaştırma işlemleri yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 13/12/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy