MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : TCK'nun 152/1-a, 29/1, 62/1 maddeleri uyarınca
hükmedilen 5 ay hapis cezasının anılan yasanın
50/1-b maddesi uyarınca verilen zararın tazmini
tedbirine çevrilmesi
Kamu malına zarar verme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın olay tarihinde ......Devlet Hastanesi’ne hem kendisinin hem de annesinin rahatsızlığı sebebiyle gittiği, bir süre kulak-burun-boğaz polikliniğinin önünde beklediği, doktorun bulunmaması nedeniyle sinirlendiği ve poliklinik kapısına tekme attığı, düzenlenen görgü tespit tutanağına göre kapının içeriye doğru kırılmış olduğununun tespit edildiği olayda kamu malına zarar verme suçunun oluştuğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın savunmasının alındığı 19/09/2013 tarihli son celsede zararı gidermek istediğini beyan ettiği halde sanığa zararı gidermesi için süre verilmeden TCK’nın 168. maddesinin uygulanması olasılığı ortadan kaldırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı bulunarak hükmün CMK madde 321 uyarınca bozulması istenmişse de, sanık müdafiinin 24/12/2012 tarihli savcılık ifadesinde zararı gidermeye hazır olduklarını belirttiği ancak karar tarihine kadar aradan dokuz ay gibi bir süre geçmesine rağmen zararın giderilmediği anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 50/1-b maddesine göre; kısa süreli hapis cezasının, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi tedbirine çevrilebileceğinin hüküm altına alındığı, aynı kanunun, malvarlığına yönelik bazı suçlarda etkin pişmanlığı düzenleyen 168. maddesinde, failin, azmettirenin veya yardım edenin etkin pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme ya da tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde mağdurun rızası aranmaksızın, kısmi geri verme veya tazmin halinde ise mağdurun rıza göstermesi koşuluyla ve etkin pişmanlığın gerçekleştiği yargılama aşamasında dikkate alınarak ceza indirimi öngörüldüğü, öte yandan aynen geri verme veya tazmin tedbiri aynı kanunun 50/1. maddesinde hapis cezasına seçenek yaptırımlar arasında gösterilmiş ise de, yasal bir indirim nedeninin, bundan yararlanmama iradesini ortaya koyan failin cezasını etkisiz kılacak biçimde aynen tazmin tedbirine dönüştürülmesinin mümkün olmadığı, böyle bir uygulamanın mağdurun zararını soruşturma veya kovuşturma aşamalarında gidermeyen faillere yeni bir olanak tanıma olacakken, soruşturma veya kovuşturma aşamalarında zararı ödeyen sanık aleyhine ve adalete aykırı bir sonuç doğuracağı, maddenin düzenleniş amacının da bu şekilde yorumlanamayacağı gözetilmeyerek, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayan sanık hakkında verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/1-b maddesi uyarınca mağdurun uğradığı zararın giderilmesi tedbirine dönüştürülmesi ve kamu malına zarar verme suçlarında haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, hükmolunan cezada TCK'nın 29. maddesi gereğince indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; kararın usul ve yasaya aykırı bir şekilde verildiğine ilişkin sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy