Yaralama suçundan sanıklar ... ve ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 86/2(iki kez), 52/2. maddeleri uyarınca iki kez ayrı ayrı 2.400,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... Şarlak'ın ise mala zarar verme suçundan anılan Kanun'un 151/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.400,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair Asliye Ceza Mahkemesinin 17/04/2012 tarihli ve 2011/858 esas, 2012/358 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12.02.2015 gün ve 2012-3717/11183 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2015 gün ve sayılı 2015/61921 tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-Sanık ... Şarlak yönünden yapılan incelemede, mahkemesince katılan sanık ... tarafından suçun, diğer sanık ... ...'nin gerçekleştirmiş olduğu fiile tepki olarak işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 ve 25/1. maddelerinin uygulanma şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonuca göre sanığın hukuksal durumunun tayini gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Sanıklar... ve ... yönünden yapılan incelemede, mahkemesince sanıkların eylemleri "...... ve yolcu olarak bulunan ...'in inip müşteki sanık ...'ye vurmaya başladıkları, ...'nin de telsiz ile yardım istemesi üzerine yine aynı yerde özel güvenlik personeli olarak görevli bulunan diğer müşteki sanıklar ... ve ...'nin olay yerine geldikleri ... ile boğuşan müşteki sanıklar ... ve ...'e vurarak onların yaralanmasına neden oldukları ve zor kullanarak ... ve ...'i polis noktasına götürdükleri..." şeklinde gerçekleştiğinin kabul edilmesi karşısında, ilk haksız hareketin kimin tarafından başlatıldığının tespiti ile, sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 ve 25/1. maddelerinin uygulanma şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonuca göre sanıkların hukuksal durumunun tayini gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünceler yerinde görüldüğünden, Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen 17.04.2012 tarih ve 2011/858-2012/358 sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. Maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 28.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.