Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun TCK'nın, 155/2, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına dair Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16/03/2009 tarih ve 2007/610 E, 2009/192 K sayılı karar aleyhine vaki temyiz istemi üzerine onama talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/181628 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş, Dairemizin 03/06/2014 gün ve 2012/17734 Esas 2014/11023 sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Yargıyat Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
Dairemizin 03/06/2014 gün ve 2012/17734 Esas, 2014/11023 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Şikayetçiye ait kamyonda şoför olarak çalışan sanığın, 02/07/2007 tarihinde şikayetçiye ait hasarlı başka bir aracı Aksaray'a götürmek üzere yola çıktığı, burada şikayetçinin bilgisi ve izni dışında kamyon ile çeşitli illere mal götürdüğü, karşılığında almış olduğu paraları şikayetçiye teslim etmeyerek kendi ihtiyaçları için harcadığı ve kamyonu da şikayetçiye iade etmediği, daha sonra şikayet üzerine kamyonla birlikte Antalya'da yakalandığı, böylece atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanık hakkında suça konu aynı eylem nedeniyle Asliye Ceza Mahkemenin 29/09/2008 tarih 2007/689 esas, 2008/579 karar nolu kararı ile daha önce mahkumiyet hükmü verildiği dosya kapsamından anlaşılmakla ayın suç nedeniyle iki mahkumiyet hükmü kurulamayacağından sanık hakkında CMK 223/7. maddesi gereğince mükerrer davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 02/07/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy