MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık ...'un müştekiye ait işyeri camını kırdığının iddia edildiği olayda;
1- İddianamenin "kabulü" ile açılacak olan kamu davası ve başlayacak kovuşturma evresinin CMK'nın 175. ve devamı maddeleri uyarınca yürütülmesi, bu kapsamda sanığın duruşmadan haberdar edilerek savunma hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın tensiple yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 15/04/2013 tarihli raporuna göre, ceza sorumluluğu olmadığı belirtilen sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeyerek, CMK'nın 150/2. maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3-Kabule göre de; akıl hastalığı nedeniyle cezai ehliyetinin bulunmadığından bahisle hakkında 5237 sayılı TCK'nın 32/1. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen sanık hakkında aynı yasanın 57/1. maddesi gereğince yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına karar verildiği halde, aynı Kanunun 57/2. maddesi gereğince "hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçü de azaldığının belirlenmesi üzerine mahkemece serbest bırakılmasına" karar verilmesinin gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy