MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen 16/03/2005 tarihli asıl kararın sanığın cezaevinde olması sebebiyle 17/12/2004 tarihli talimatla alınan savunmasında verdiği en son adresi yerine hüküm başlığında gösterilen 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre çıkarılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz talebinin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek ve kesinleşmeyen erteli ceza hakkında verilen Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25/09/2013 ve 01/10/2013 tarihli ek kararları ile Ağır Ceza Mahkemesi’nin 02/10/2013 tarih 2013/1082 D.İş sayılı ek kararları kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun gerektirdiği cezasının miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesine göre, hesaplanan beş yıllık dava zamanaşımının; hüküm tarihinden temyiz inceleme tarihi arasında gerçekleştiği anlaşılmakla; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 07/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy