MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
Sanık .... hakkında verilen düşme hükmüne yönelik bir temyiz isteminin bulunmadığı dikkate alınarak, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıklar ....., ...., .... ve..... hakkında verilen mahkumiyet hükümleri ile sanık .... hakkında verilen temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın, sanıklar ve müdafiileri tarafından temyiz edilmekle ve bu temyiz talepleriyle sınırlı olmak üzere, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların, eylem ve fikir birliği içinde hareket etmek suretiyle katılandan değişik zamanlarda birden fazla mal alıp karşılığında suça konu çekleri verdikleri, yapılan incelemelerde çeklerin sahte olduğunun belirlendiği, böylece sanıkların resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık ..... hakkında verilen temyiz talebinin reddine dair ek hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'un 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olması karşısında, Mahkemenin sanık hakkında eski hale getirme ve temyiz talebinin redde ilişkin verdiği 20/06/2014 tarihli redde ilişkin ek kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu kabul edilip bu karar kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede,
Sanığın yokluğunda verilen 28/01/2014 tarihli kararın sanığa 07/02/2014 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 19/06/2014 tarihli temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar ...., ...., .... ve.. hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık, katılan ve tanık beyanları, bilirkişi raporu ile dosya kapsamına göre, suçların sanıklar tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f, son maddesi uyarınca "suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu nazara alınarak takdiren ve teşdiden" denilmek suretiyle anılan maddenin kanundaki yaptırımının asgari hadden uzaklaşılarak tayin olunması gerektiği kabul edildiği halde adli para cezasının, haksız menfaat miktarına göre asgari hadden tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıklar ve müdafiilerinin suçların sabit olmadığı gerekçelerine dayanan temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 11/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy