Özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sırasında, 31/01/2014 - 31/04/2014 tarihleri arasında ... numaralı cep telefonunun iletişiminin (arayan ve aranan numaraların) tespiti talebinin reddine dair ... Sulh Ceza Hakimliğinin 05/01/2015 tarihli ve 2015/9 değişik iş sayılı kararma karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... Sulh Ceza Hakimliğinin 09/01/2015 tarihli ve 2015/104 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 31.03.2015 gün ve 2015-7117/22656 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2015 gün ve 2015/128106 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, ... numaralı cep telefonuna ait abonelik sözleşmesinin sahte olarak müşteki adına düzenlendiği ve bu numaranın kimliği belirsiz şüpheli kişi tarafından kullanıldığı, söz konusu numarayı kullanan şüphelinin kimliğinin belirlenmesine yönelik delil elde edilebilmesi amacı ile Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bu numaraya ilişkin olarak iletişimin tespiti talep edildiği, ancak ... Sulh Ceza Hakimliğinin 05/01/2015 tarihli ve 2015/9 değişik iş sayılı kararı ile tespit istenilen telefon numarasının şüpheliye değil, müştekiye ait olduğu, bu nedenle tespit talebi hakkında karar verilmesine gerek olmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verildiği anlaşılmışsa da, her ne kadar tespit istenilen telefon numarası müşteki adına olsa da, zaten soruşturmanın konusunun bu numaranın sahte olarak müşteki adına düzenlenmesi ve ... tarafından kullanılması olduğu, numaranın fiilen kimliği henüz belirlenemeyen şüpheli tarafından kullanılmakta olduğu cihetle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135/6. maddesinde yer alan “Şüpheli ve sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespiti, soruşturma aşamasında hâkim, kovuşturma aşamasında mahkeme kararma istinaden yapılır.” şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda tespit istenen numaranın şüpheli tarafından kullanıldığı gözetilmeden, kanuna aykırı ve dosya kapsamı ile çelişen gerekçe ile verilen ret kararına yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, ... Sulh Ceza Hâkimliğinin 09.01.2015 tarih ve 2015/104 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 05.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.