MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat hükümleri, katılan vekili tarafından esasa yönelik olarak, sanık müdafii tarafından ise vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Katılana ait olan ve araç içerisinden boş bir şekilde çalınması nedeni ile ödemeden men talimatı verilen, Garanti Bankası’na ait suça konu çekin, tespit edilemeyen bir şekilde sanığın eline geçtiği ve sanık tarafından, İsmar Hipermarketçik şirketinden alınan tekel ürünleri karşılığında 30.000 TL bedelli olarak keşide edilmiş şekilde verildiği, bu surette sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunan somut olayda,
1) Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde,
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun, 5327 sayılı TCK’nın 204/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, suçun işlendiği 28/07/2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE,
2) Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde,
Her ne kadar mahkemece yapılan yargılama sırasında “suça konu çekin aslının yargılama sırasında ele geçirilemediği ve Adli Emanette bulunmadığı, çek üzerinde inceleme yapılamadığı” belirterek beraat hükmü verilmiş ise de, Adli Emanet’in 2006/1552 sırasında kayıtlı çek yaprağının hiç getirtilmemiş ve üzerinde her hangi bir inceleme yapılmamış olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, Adli Emanet’in 2006/1552 sırasında kayıtlı emanetin getirtilerek suça konu çek aslının olup olmadığının tespiti ile, çek aslının olduğunun anlaşılması halinde, sanık ve katılanın kamu kurum ve kuruluşlarında bulunan samimi imzaları ile huzurda atılan imzalarının temini ile suça konu çekin ön yüzünde bulunan yazı ve imzaların, sanık ve katılan eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde beraat hüküm verilmesi,
Kabule göre de;
Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına, hazine aleyhine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/5. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy