MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1- Sanık ... hakkında 765 sayılı TCK'nın 342/1 ve 80. maddeleri gereğince mahkumiyet
2- Sanık ... hakkında 765 sayılı TCK'nın 342/1. maddesi gereğince mahkumiyet
3- Her iki sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 158/1-e-son, 43/1, 168/2, 52/2 ve 53/1-2-3. maddeleri
gereğince mahkumiyet
Sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmışsa da, sanıkların sahte iş yeri sigorta bildirimi düzenlemekten ibaret eylemlerinin sübutu halinde, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehlerine olan 765 sayılı TCK'nın 345. maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı cihetle, 31/12/2002 olan suç tarihinden hüküm tarihine kadar 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2- Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıkların, ... Ticaret A.Ş isimli işyerinde gerçekte çalışmadıkları halde, sahte işe giriş bildirgeleri düzenletip katılan kuruma ibraz etmek suretiyle, iş yerinde çalışıyormuş gibi görünerek sigortalı oldukları ve aldıkları sağlık hizmeti nedeniyle katılan ... zarara uğrattıkları iddia edilen olayda;
Suça konu iş yerinin gerçek bir iş yeri olması, sanıkların Sosyal Güvenlik Kurumunun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması, kurumun; kendisine bildirilen işyerlerini ve işe giriş bildirgelerini, belirtilen iş yerlerinde sigortalı çalışan olarak gösterilen kişilerin gerçekte bu iş yerlerinde çalışıp çalışmadığını, işyeri sahibinin bilgisi dahilinde olup olmadığını denetleme yetkisinin her zaman bulunması ve yapılan yoklama ile bu durumun fark edilmesi, kaldı ki bahse konu iş yerinin 31/12/2002 tarihinde ticari faaliyetine son verdiğinin, sanıkların bu tarihten sonra da sağlık yardımından faydalandıklarının resmi kayıtlardan açıkça anlaşılması ve oluşan kurum zararının sanıklar tarafından tahsil edilmiş olması karşısında, sanıklar hakkında atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, sanıkların beraatları yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, sanık ... müdafii ve sanık ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/12/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy