MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın 657 sayılı kanuna tabi memur sıfatıyla Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni ünvanı altında katılan İş Kurumu ... İl Müdürlüğünde memur olarak görev yaptığı, görevi gereği işsizlik sigortası işlemlerine bakan birimde çalıştığı, İş Kurumunun yersiz işsizlik ödemelerinin geri ödenmesine ilişkin işlemlerde görevli olup kurum olarak doğrudan para tahsilatı yetkilerinin bulunmayıp işsizlik parası alan vatandaşların geri ödemelerini kurumun banka hesabına yatırıp dekontu sanığa sunmaları gerekmesine rağmen sanığın görevi ile ilgili bu hususta vatandaşın iyi niyetli olarak fiil sırasında görevinin gereklerine uygun davranılması düşüncesiyle vatandaşları kendisine paraları elden teslim etmek hususunda yönlendirmesi sonucu herhangi bir makbuz veya ödeme belgesi vermeden paraları tahsil edip, kendisine haksız menfaat sağladığı olayda, mahkemece verilen 02.12.2008 tarihli kararın dairemizce 09.03.2013 tarihinde bozulması üzerine, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda görevi kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
1-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.02.2010 gün ve 6-230/32 E, K sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nun 51/3. maddesindeki deneme süresinin kazanılmış hakka konu olamayacağı cihetle, cezası ertelenen sanık hakkındaki deneme süresinin alt sınırının 1 yıldan az olamayacağının gözetilmemesi
2-5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı aynı Kanunun 53/1 maddesi maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı TCK’nun 51/3. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümde yer alan “ 6 ay 7 gün” ibaresi çıkartılarak yerine “ 1 yıl ” ibaresi eklenmesi ve TCK 53.madde gereğince sanık hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine ilişkin kısmın tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy