MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanıkların, katılan kurum ile arasındaki finansal kiralama sözleşmesi uyarınca kiraladığı makineyi iade etmedikleri iddia edilen olayda eylemlerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 155/2 ve 62 maddeleri gereğince 200 gün adli para cezası temel ceza olarak belirlendikten sonra aynı yasanın 52/2 maddesi gereğince günlüğü 20 tlden paraya çevirme sırasında 4000 TL adli para cezası yerine 15000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilerek sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezalarına ilişkin sırasıyla “240 gün”, ”200 gün” ve “15000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “ 240 gün“, “200 gün” ve “4000 TL“ adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin ayrı ayrı DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.