MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suça sürüklenen çocuğun, temyiz dışı ... ile birlikte mağdur ...tarafından kendilerine emanet edilen telefonu şikayetçiye iade etmeyerek sattıklarının iddia edildiği olayda;
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan 3 ay 10 gün hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi sırasında hükmün (6) numaralı bendinde seçenek yaptırım süresi açık bir şekilde gösterilmeden, infazda tereddüde neden olacak şekilde sadece TCK'nın 50/1-f maddesi uyarınca sanığa verilen cezanın yarısı kadar kamuya yararlı bir işte çalıştırılması seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verilmesi,
2-5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş olup, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesinde de “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Her ne kadar 5237 sayılı TCK'nın 50/6. maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 50/6. maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde, diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği, bu itibarla kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarının yapılamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, hükmün 6 numaralı bendinin “Sanığa verilen cezanın kısa süreli oluşu, sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak TCK'nın 50/1-f maddesi uyarınca ceza süresinin yarısı olan 1 ay 20 gün kamuya yararlı bir işte çalıştırılması seçenek yaptırımına çevrilmesine” şeklinde değiştirilmesi ile hüküm fıkrasında yer alan “Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi hâlinde, mahkememizce kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verilebileceği ve infazın derhal yapılacağı hususunda sanığa ihtaratta bulunulmasına” dair kısmın çıkarılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.