Tebliğname No: 18 - 2015/334562
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Kandıra Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 13/05/2015
NUMARASI: 2014/143, 2015/449
SANIK: L.. S..
SUÇ: Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret
Kamu malına zarar verme Görevi yaptırmak için direnme, Kamu görevlisine görevinden dolayı hakare suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ve müdafisi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK.nın 53.maddesinin (1), (2), ve (4) numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 08.10.2015 tarihli ve E.2014/140, K.2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden koşulları oluşması halinde infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Görevi yaptırmamak için direnme suçunun sanık tarafından birden fazla kamu görevlisine karşı cebir ve şiddet göstererek hukuksal anlamda tek bir fiil ile gerçekleştirilmesi nedeniyle aynı nev'iden fikri içtima koşulları gerçekleşmiş bulunması karşısında, sanık hakkında anılan suçlardan tayin olunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 43/2. maddesi ile arttırılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Tüm dosya kapsamına göre, sanığın 13-17-19./07/2007 tarihlerinde cezaevinde kaldığı odayı yakarak ve 13.02.2007 tarihinde de koğuşunda yapılan aramayı engellemek maksadıyla arama için gelen infaz koruma memurları Mehmet, Yücel ve İlhan'i de basit tıbbı müdahale gerektirir surette kasten yaralayıp, direnme kastı ile arama işlemini organize eden ve suç tarihinde cezaevi 1. müdürü olarak görev yapan katılan G.. B..'nun üzerine yürüyerek darp etmek istediği ve cevaevi müdürüne “sen İsrail ajanısın, ne yüzle geldin, buradan kimin cenazesi çıkacak göreceksin, seni asacağım, şerefsiz" demek suretiyle, üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ile yakarak kamu malına zincirleme şekilde zarar verme suçlarını işlediği gerekçesine dayanan mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın ve sanık müdafinin, yüklenen suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, eksik soruşturmaya, delillerin mahkûmiyet kararı verilmesine elverişli olmadığına, bozma kararında belirlenen cezadan daha fazla hapis cezasına hükmolunduğuna ilişkin ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 13.01.2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.