MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kamu malına zarar verme
HÜKÜM: TCK'nın 152/1-a, 53, 58 maddeler gereğince mahkumiyet (ayrı ayrı)
Kamu malına zarar verme suçundan sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümleri sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza genel Kurulu'nun 07.10.2008 tarih ve 2008/4-192-214 E. K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, sanıkların yüzüne karşı verilen hükümde, kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcı açısından "tefhim ve tebliğden itibaren" denilmek suretiyle yanıltma yapıldığı, sanıkların da kendilerine tebligat yapıldıktan sonra 12/11/2015 tarihinde temyiz talebinde bulunduğu dikkate alınarak, vaki yanıltma nedeniyle temyiz isteminin tebliğ üzerine ve süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 53.maddesinin (1), (2), ve (4) numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kısmi iptal kararının, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alınarak, bu hususun, koşullarının oluşması halinde infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Cezaevinde hükümlü olan sanıkların, idareye ait kameraları yerinden söküp zarar vermek suretiyle kamu malına zarar verme suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık, katılan ve tanık beyanları, tespit tutanakları ile dosya kapsamına göre, suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıkların, suçun sabit olmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 22/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy