MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık ile katılanın resmi nikahlı evliyken boşandıkları, olay tarihinde sanığın alkollü vaziyette katılanın evine gelerek çocuklarını görmek istediği, katılanın izin vermemesi üzerine, sanığın katılana hitaben “bugün seni öldürmeden gitmeyeceğim” demek suretiyle tehdit ve pencere camını kırarak mala zarar verme suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
1- Sanığın tehdit suçundan kurulan beraat kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın üzerine atılı tehdit suçu nedeniyle verilen beraat kararını temyizde hukuki bir yararı olmadığı gibi, hükmün gerekçesine yönelik bir temyiz de bulunmadığından, bu konudaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanığın mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık ifadesi, katılan beyanı, tutanaklar ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın mahkumiyetine yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Her ne kadar 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uygulanmamış ise de, sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının, kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmasının kanuni sonucu olması nedeniyle, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün olduğundan ve ayrıca olayda haksız tahrik koşullarının oluşmadığı gözetilmeden sanık hakkında TCK'nın 29. maddesi gereğince uygulama yapılmak suretiyle eksik ceza tayini ise aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 09/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy