MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mala zarar verme
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık ile katılanın komşu olup, aralarında sınır meselesi yüzünden anlaşmazlık bulunduğu, suç tarihinde de sanığın katılanın evinin arkasında bulunan 10-15 metre uzunluğundaki gider plastik borularını tamamen kırarak zarar verdiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığın aşamalarda değişmeyen ifadesinde suça konu boruların kendisine ait bahçeden geçtiğini belirterek atılı suçlamayı kabul etmemesi, tanık Mehmet Daban'ın beyanında, sanığın akli dengesinin yerinde olmadığını söylemesi ve sanığa atılı mala zarar verme suçunun genel kasıtla işlenebileceğinin anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, mahallinde bilirkişiler marifetiyle keşif yapılıp, zarar verilen boruların kimin arazisinde bulunduğunun kesin olarak saptanmasından sonra suçun sübutu halinde, Adli Tıp Kurumu veya yetkili sağlık kuruluşundan sanığın suç tarihinde işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınarak sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.