MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarında öğrenci olan sanık ile katılan arasında prova odasının kullanımı konusunda çıkan tartışmada, sanığın vurmak suretiyle katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte kasten yaraladığının ve katılana ait gitara zarar verdiğinin iddia edildiği olayda;
1- Dosya içerisinde, katılana ait gitarın zarar gördüğüne dair tutanak ve zarar miktarına ilişkin bilirkişi incelemesi bulunmaması, sanığın üzerine atılı suçu kabul etmemesi ve sanığın gitara zarar verdiğini beyan eden tanık ifadesi bulunmaması karşısında; sanığın mala zarar verme suçunu ne şekilde gerçekleştirdiğinin kabul edildiğine ilişkin gerekçe açıklanmaksızın ve mahkumiyete yeterli somut delil araştırılmaksızın, sanık hakkında katılanın soyut beyanına dayalı olarak mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Sanığın kasten yaralama suçundan yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın sabıkasız olduğu dikkate alınarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi kasten yaralama suçunda dosyaya yansıyan, ileri sürülmüş ve belgelendirilmiş giderilmesi gereken ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi bir zarar bulunup bulunmadığı taraflardan sorulup bir saptama yapılmadan ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, sanığın işlemiş olduğu kasten yaralama eylemlerinden dolayı "mağdurun zararının giderilmemiş olması" biçimindeki yetersiz gerekçe ile CMK.nın 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy