MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, İl Emniyet Müdürlüğünde Şahin Motorize ekibinde görevli polis memuru olduğu, olay tarihinde ... önünde motosikletini yola dik olarak park ettiği, katılan sanık ...'in de ... plakalı otomobili ile İş Bankası önünde bulunan cadde üzerindeki paralı park yerine otomobilini park etmek istediği, ancak polis memurunun motosikleti nedeniyle aracını park etmekte güçlük çektiği, sanıktan motosikletini çekmesini istediği, bunun üzerine çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanığın, katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, gömleğinin ilik yerini yırttığı somut olayda; taraf beyanları, olay tespit tutanağı, CD inceleme tutanakları ve adli muayene raporuna göre, mala zarar verme ile kasten yaralama suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak
Denetim süresinin iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağının bildirilmemesi suretiyle TCK'nın 51/8. maddesine aykırı davranılması,
Hükmolunun cezanın kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza olmasına rağmen TCK'nın 53/4 maddesi gereğince birinci fıkrada yazılı hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarına TCK'nın 51/8. maddesi gereğince “Denetim süresinin iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağına” cümleleri eklenmek ve hüküm fıkrasından TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy