MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın 22/05/2011 günü, katılanla iletişime geçip kendisini ... olarak tanıtıp ... Merkezde faaliyet gösteren, katılanın sahibi ve işletmecisi olduğu ... isimli şirkete ait ... ve... plaka sayılı damperli kamyonlarını ... ili Düziçi ilçesinde kum ocaklarına kum taşımak amacıyla kiralamak istediğini söylediği, katılan ile sanığın anlaştıkları ve ... ismi ile kira sözleşmesi tanzim ettikleri ve aynı gün sanığın kamyonlarla birlikte ... ilçesine gitmek üzere kendisine ait iki şoför ve katılanın çalışanı ... ile birlikte yola çıktıkları, ... iline geldiklerinde sanığın tanık ... sen bekle ben geliyorum diyerek oyaladığı ve kamyonlarla birlikte ortadan kaybolduğu oluş ve dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin sübutu kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık ...'ın kendisini ... ismi ile katılana tanıtıp hile ile kira sözleşmesi tanzim edip kamyonlarla ortadan kaybolup menfaat temin etmesi eyleminin TCK'nın 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözardı edilerek vasıfta hataya düşülmek sureti ile sanık hakkında hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 07/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy