MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Dosyada tanık olarak dinlenen ..., ... ve ...'in beyanları ile sabit olduğu üzere, suça sürüklenen çocukların ellerinde poşetler ile girdikleri boş binada ateş yaktıkları, olay yeri görgü tespit tutanağından anlaşıldığı üzere; ...'a ait kabloların yakıp içlerindeki bakırları almaya çalıştıkları somut olayda;
1- Suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ... hakkında hırsızlık ve ayrıca suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında kamu malına zarar verme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Hırsızlık suçuna ilişkin olarak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2012/6-1247 esas ve 012/184 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere hırsızlık eyleminin gece vakti işlenmesi nedeni ile suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK'nın 143, maddesinin uygulanması nedeni ile dava zamanaşımı süresinin dolmadığı tespit edilerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocukların inkara yönelik savunmalarına karşın tanık beyanları ve olay yeri görgü tespit tutanağına göre; hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,ancak;
CMK'nın 324/4 maddesi uyarınca Devlete ait yargılama giderlerinin 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan ( 20 TL dahil ) az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerekirken , 12' şer TL yargılama giderinin sanıklardan alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından "Dosyanın kapsamında tebligat gideri olarak yapılan 36,00 TL yargılama giderinin suça sürüklenen çocuklardan ayrı ayrı 12 TL olarak tahsiline" kısmın çıkartılarak yerine "yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasına" cümlesinin yazılması suretiyle suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin olarak;
Suç tarihi itibariyle 12 yaşını doldurmuş olup 15 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçların gerektirdiği cezaların miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a ve aynı kanunun 66/1-e, 66/2 ve 67/4 maddelerine göre hesaplanan 6 yıllık asli dava zamanaşımının; suç tarihinden karar tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla; 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’un 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 02.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy