MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Belediye yetkilisi olan katılanın resmi ekip aracı ile, sanığın çalıştığı işyerine giriş yapmak istediği sırada, sanığın, işyerinin otomatik kapısını kapatması nedeniyle resmi aracın arka kısmında zarar meydana geldiği, böylece sanığın kamu malına zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, refakate bilirkişi alınarak mahallinde keşif icra edilerek, söz konusu otomatik kapının ne şekilde çalıştığı, kapının kapanmaya başlaması üzerine ilgilisi tarafından durma düğmesine basılınca durdurma imkanının bulunup bulunmadığı ve bu sürede kapı kapanırken geçiş yapan araca kapının çarpma olanağının bulunup bulunmadığı ve bu sürede kapı kapanırken araca kapının çarpma olanağının bulunup bulunmadığı ve suç tarihinde kapı otomatiğinin bozuk olup olmadığı hususlarında inceleme yapılması, katılanın yeniden ifadesinin alınarak, hangi amaçla sanığın bulunduğu işyerine geldiğinin sorulması, sanığın, denetim içine gelen katılanın içeri girmesini engellemek amacıyla bilerek kapıyı kapatıp kapatmadığının da karar yerinde tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy