MAHKEMESİ : Araklı Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Kardeş olan sanık ile şikayetçi sanığın babalarından kalan iştirak halinde malik oldukları arazilerin kullanımı konusunda tartışma yaşadıkları, şikayetçi sanık N.. A..'ün kardeşi olan sanık Y.. A..'e ait incir ağaçlarından ikisini gövdesinden birisini ise dallarından kestiği, sanık Y.. A..'ün ise kardeşinin kullandığı evin kapısını kırdığının iddia edildiği somut olayda;
1- Şikayetçi sanık N.. A..'ün sanık Y.. A.. hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Şikayetçi sanık N.. A..'ün 21.05.2013 tarihli duruşmada, 5271 sayılı CMK'nın 238.maddesi uyarınca, davaya katılma isteminde bulunmadığını beyan edip, katılan sıfatını almaması karşısında hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2- Şikayetçi sanık N.. A..'ün hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Şikayetçi sanığın, temyiz dilekçesinde kesilen ağaçların kendi sınırında kaldığını iddia etmesi, kolluktaki savunmasında da kardeşinin sınır taşlarını değiştirdiğini söylemesi, mahalli bilirkişilerin keşif sırasında kardeşlerin fiili taksimat yaptıklarını, ancak sınırları bilmediklerini beyan etmeleri, teknik bilirkişinin raporunun fiili taksimata göre hazırlanmadığının anlaşılması karşısında, kardeşlerin arasındaki sınırın tespit edilerek, suça konu ağaçların kimin tarafında kaldığı, hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, şikayetçi sanık N.. A..'ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.