MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın yanında eşi ve akrabaları ile olay tarihinden altı yedi ay kadar önce kuyumculuk yapan sanığın işyerine altın bakmak için gittikleri, sanığın, katılanın eşinin taktığı altınların eskimiş olduğunu, kendisine vermeleri halinde yenileri ile değiştirebileceğini söylediği, katılanın da bu teklifi kabul ederek eşinin kolundaki bilezikleri sanığa teslim ettiği, sanığın, bu bilezikleri tartarak gramlarını ve değerini işyerine ait kartvizitinin arkasına yazıp bu kartviziti katılana verdiği, istenmesine rağmen çeşitli bahanelerle katılanın altınlarını teslim etmediği, en son olay günü de dükkanını kapatarak bulunduğu ili terkettiği, o tarihten sonra sanığa ulaşılamadığı, böylece sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın işlettiği işyeri ve yaptığı ticari faaliyet kapsamında hileli hareketler sergileyerek haksız menfaat temin ettiği iddia edilmekle, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-h maddesinde düzenlenen “Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 13/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy