MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, 05.11.2014 tarihi gündüz saatlerinde tespit edilemeyen bir GSM hattı ile katılanın evinde kurulu bulunan ... nolu telefonu arayarak kendini Cumhuriyet savcısı olarak tanıttığı, akabinde Isparta ilinde bir kuyumcunun soyulduğunu, kendisinin de bu kuyumcudan alış veriş yaptığını, bu olayı araştırdıklarını söyleyerek katılandan cep telefonu numarasını istediği, katılanın bu isteği yerine getirmesi üzerine ... nolu GSM hattından katılanın kullandığı 0 542 250 67 32 nolu telefonu arayarak araştırmaya devam ettiklerini belirtip katılandan evde bulunan tüm altın ve paraları alarak şehir stadyumunun yanında bulunan süt ürünleri marketinin önüne getirmesini ve yanına gelecek polise bu altın ve paraları vermesini istediği, katılanın da sanığa inanarak 2 adet Erzurum burması tabir edilen 22 ayar bilezik, 2 adet çeyrek altın ve 600 TL parayı yanına alarak tarif edilen yere gittiği, daha sonra yanına gelen ve kendisini polis olarak tanıtan sanığa suça konu altın ve paraları verdiği, bu şekilde sanığın hileli hareketlerle haksız menfaat temin ederek üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, katılan ifadesi, teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 02.04.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy