MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık ile katılan arasında 12/05/2005 tarihinde, sanık tarafından katılana bir dairenin satışı konusunda sözleşme yapıldığı, sözleşme uyarınca katılanın sanığa 7000 TL ödeme yaptığı, ayrıca 24 adet 500 TL bedelli kambiyo senedi düzenleyip verdiği, bakiyenin de dairenin tesliminde ödenmesi konusunda anlaştıkları, sanığın katılana söz konusu daireyi 15/08/2006 tarihinde teslim etmeyi taahhüt ettiği, katılanın anlaşmaları uyarınca senetleri ödemeye devam ettiği, ancak sanığın taahhüt ettiği daireyi belirtilen tarihte teslim etmediği, ekonomik krizi gerekçe göstererek katılanı oyaladığı, bir çok bahanelerle teslimi geciktirdiği, katılanın yaptığı araştırma sonucunda sanığın taşınmazı sözleşmeden sadece 38 gün sonra başka bir kişiye sattığını, daha sonra da taşınmazı 3 ayrı satışa konu olduğunu öğrendiği, sanığın katılan ile sözleşme yaptığı halde taşınmazı başkalarına sattığı ve bu durumu da gizlediği, katılandan para tahsil etmeye devam ettiği somut olayda; sanığın ... İnşaat adlı iş yeri sahibi olması, kat karşılığı inşaat yapıp satan bir tacir olması karşısında atılı eylemin temas ettiği 5237 sayılı TCK’nun 158/1-h maddesinde düzenlenen "tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasındaki dolandırıcılığı" suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde, hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy