MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılan ...'a ait olan aracın olay tarihinde 18.08.2011 tarihli rapora göre kaputuna mazot dökülmek suretiyle ateşe verildiğinin tespit edildiği, olay sonrasında eylemi gerçekleştiren şahsın tespit edilemediği ancak yürütülen soruşturma sonucunda sanığın ...'nin savunmasından da anlaşılacağı üzere ...'nin katılanın aracının kaputuna yanıcı madde dökerek ateşe verdiğinin tespit edildiği, bu suretle sanığın yakarak mala zarar verme suçunu işlediği iddia edilen olayda;
Sanık savunması, katılan beyanı, jandarmanın uzmanlık raporu, sanığın cezai ehliyetine ilişkin ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan rapor ve tüm dosya kapsamına göre; ceza tayinine yer olmadığına yönelik kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında akıl hastalığı nedeniyle koruma ve tedavi altına alınmasına yönelik güvenlik tedbirine hükmedilmesine rağmen yargılama giderlerinin sanığa yükletilmesi yerine kamu üzerinde bırakılmasına karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 325/1. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından “Yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına” cümlesinin çıkartılarak hüküm fıkrasına “Yargılama giderinin sanığın üzerinde bırakılmasına ” cümlesi yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.10.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy